Ataşehir escort Ankara escort
1xbet betist supertotobet
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Ekonomimizin son 12 ayı

Ekonomimizin son 12 ayı

Ülkemizin son 12 ayında ekonomik olarak izlediği politikaların nasıl ilerlediği, “her şey yolunda mı gidiyor” yoksa “sadece iyi gidiyor” gibi mi gösterildiği; iyiye veya kötüye gittiğini nasıl anlayacağımız sorusu aklımıza geliyor.

 

Konu ile alakalı olarak ben de gözlemlerimi ve tecrübelerimi size birkaç bölüm halinde anlatmayı düşünüyorum. Konuya, dünyanın Türkiye’ye bakışı ve Türkiye’nin dünyaya bakışı ile başlamak isterim. Yaklaşık iki yıldır izlediğim para ve finansal politikalara göre, her şey yolunda gibi görünüyor. Çünkü dünyanın neresinden bakarsak bakalım, her şey harika gidiyor gibi.

 

S&P, IMF, Dünya Merkez Bankası ve diğerleri izlediğimiz politikaları ve finans kurumlarını dikkatle izliyor ve çıkan sonuçlar onları memnun ediyor. Sürekli puanımızın arttığı ve devamının geleceğine dair güzel açıklamalar takip ediliyor.

 

Ülkemizin içindeki para politikalarına, Merkez Bankası ile diğer banka ve değerleme kurumlarının bakış açısına bakarsak, yine yabancı firmalarınkinden çok da farklı değil. Onlar da olan biten politikalardan oldukça memnun görünüyorlar. Çünkü onların memnuniyetinin asıl altında yatan, kendilerinki kadar dışarıdaki ekonomik güvenin önemi.

 

Böyle devam etmesi, tüm finans kuruluşlarının uzun vadede çok daha verimli ve kârlı olacağını göstermektedir.

 

Peki, ülkemiz için bu kadar üst düzey bir tabloya bakarken, üreticiler, satıcılar ve çalışanlar için de aynı şey söz konusu mudur acaba? Yoksa üretim maliyetleri o kadar parlak gitmiyor mu? Çalışan işçiler izlenen politikadan çok da memnun değil mi? Satıcılar istedikleri kâr marjlarını yakalayabiliyor mu veya işletmelerinin devamını sağlamakta zorluk mu yaşıyorlar?

 

Bu soruların cevabı, aslında IMF, S&P veya Dünya Merkez Bankası’nın bize verdiği puanlarla örtüşüyor mu? Bunun cevabının, ekonomi yazılarımızda veya ekonomi programlarımızda anlamını bilmediğimiz birçok kelime ile anlatıldığı görülüyor. Ama bunun asıl cevap olup olmadığının altını çizmek istiyorum.

 

İnsanlar, ben ve benim gibi ekonomistlerin konuşmalarıyla mı, yazılarıyla mı yoksa elini cebine soktuğunda dokunduğu paranın kalınlığıyla mı değerlendiriyor?

 

Benim asıl değinmek istediğim konu burası. Son 12 aya baktığımızda, her şey büyük ekonomik programımız istediğimiz gibi gitse de, halk alışverişte istenilen boyutta cevap vermiyor. Yatırımını kazanmamasına rağmen dolarda ve altında tutmaya devam ediyor.

 

Eğer getirisi tatmin ediyorsa, bu birikimlerini banka yoluyla üzerine kâr payı veya faiz ekleyerek katlama yoluna gitmeye devam ediyor. Peki, ne zamana kadar böyle gidecek?

 

Bunun cevabını anladığım kadarıyla, vatandaş ekonomi konuşmalarından ve dünya para politikaları veya finans kurumlarının açıklamalarını dikkate alırsa çok da ilerlemiyor. Bunun altında yatan, bence, güvensizlik veya başka bir sorun değil. Türk halkının hızlıca paraya ulaşma duygusu ve hızlı bir şekilde ekonominin toparlanması gibi görünüyor.

 

Ama bunun, önceki yıllardaki gibi çok da kolay olmadığı görülüyor. Ben, 2000’li yıllarda Tansu Çiller ve Erbakan dönemindeki enflasyon dalgasıyla sokakta kalan bir kişi olarak, aynı süreden 3 ay sonra lekeli ve yırtık koltukların bile satıldığını görmüştüm.

 

Peki, o zaman bu kadar kolay toparlanan ekonomi, bu kadar güzel tatmin edici söylemlere rağmen neden toparlanmakta zorlanıyor ve gün geçtikçe uzuyor?

 

Neden, sanki yırtık koltukları bile satarken memnun olan satıcı, üretici ve alıcı hemen ortaya çıkmıyor?

 

Bence, asıl altında yatan sebep, 2000’li yılların Türkiye’si ile 2025’li Türkiye arasındaki farktır. Bunu en anlaşılır yoldan anlatacak olursak: 2000’li yıllarda biz sadece küçük bir mini araçtık. Yoldan terse dönmek istediğimizde hemen direksiyonu terse çevirip, tam ters istikamete tek seferde dönüp aynı hızla ilerleyebiliyorduk.

 

2025’te ise artık ekonomimiz gerçekten devasa, kocaman bir hacme ulaşmış ve artık küçük bir taksiden çift römorklu bir çekiciye dönüşmüşüz gibi görünüyor.

 

Her ne kadar bu aracımız bizi gururlandırsa da, dışarıya korku vermekte. Güç verseler de kullanırken bir hayli zorluk yaşadığımızı görüyoruz. Eskisi kadar hızla geriye manevra yapıp ilerleyemiyoruz. Hızlı bir kalkış yapıp terse son gaz veremiyoruz.

 

Kısacası, büyümenin faydaları kadar zararlarının da olduğunu görüyoruz. Bunu nasıl daha sorunsuz ve başarıyla atlatacağımızı bir sonraki yazımda anlatmaya çalışacağım

Tarih: 08-03-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum