Uğurlanmayan Vedalar
Bazı vedalar yüksek sesle edilmez.
Kimse “git” demez.
Ama bir noktada anlarsın…
Artık sana ihtiyaç yoktur.
Sanki bir görev verilmiştir sana,
Sen de onu eksiksiz yerine getirmişsindir.
İnsanları bir araya getirmiş,
Mesafeleri kapatmış,
Bir ortamın ilk nefesini sen vermişsindir.
Sonra bir gün…
O nefes kendi kendine devam etmeye başlar.
Ve sen fark edersin:
Sen olmadan da sürüyordur her şey.
İşte tam orada,
Kimsenin söylemediği bir cümle yankılanır içinde:
“Sen görevini tamamladın.”
Ne bir teşekkür vardır,
Ne bir kapanış.
Sadece görünmeyen bir işaret gibi…
Masadan sana sessizce kalk denmiştir.
Gariptir bu his.
Kırgınlık değildir tam,
Çünkü kimse seni incitmemiştir açıkça.
Ama yine de bir şey kırılmıştır.
Çünkü insan,
Kendi kurduğu bir yerde
Yabancı olmayı beklemez.
En zor olan da şudur:
Yerini kaybettiğini fark etmek değil,
Yerinin artık fark edilmediğini görmek.
Bir zamanlar senin varlığınla anlam kazanan şeyler,
Şimdi senden bağımsız akıyordur.
Ve sen,
O akışın dışında kalırsın.
Sessizce.
Belki de bazı ilişkiler böyle biter.
Koparak değil,
Eksilerek.
Kimse gitmez.
Ama biri yavaşça silinir.
Ve geriye sadece şu duygu kalır:
Bir zamanlar buradaydım.
Tarih: 09-04-2026